Muharrem İnce’nin avukatı Mustafa Kemal Çiçek, Memleket Partisi’nden istifa etti

Memleket Partisi eski Genel Disiplin Kurulu Başkanı ve Muharrem İnce’nin avukatı Mustafa Kemal Çiçek, partisinden istifa etti. Çiçek, Anadolu tarihinin en büyük felaketini yaşadığımız ve neticelerin en ağır bir şekilde devam ettiği süreçte; 2018’de bizzat ismine açılan hesaplara, vatandaşlarımızdan 30 milyon bağış toplayan, lakin depremzede vatandaşlarımıza bir aylık emekli maaşını ancak layık gören; devlet yok, asker yok diyerek, üç beş oy almak adına, partinin tüzüğünde yer alan tüm ilkeleri tek adam tavrı ile yerle bir eden; nihayetinde kaybettiğimiz on binlerce canımızın kırkı dahi çıkmadan, Genel Başkanı dahil örgütleri ile dans eden ve millet olmanın temel unsuru olan acıda dahi birliktelik sergilemekten uzak hale getirilmiş bir yapılanmada bulunmanın ve çabalamanın gereksiz olduğunu inanıyorum. 

İstifasını Twitter hesabından duyuran Çiçek, “Memleket Partisinden istifa açıklamamdır” diyerek şu paylaşımı yaptı: 

“Kamuoyunun malumu olduğu üzere, 17 Mayıs 2021 tarihi itibari ile Tüzel Kişilik kazanan Memleket Partisi’nin kurucuları arasında yer aldım. Kuruluş aşamasında ve 1. Olağan Kurultayı sonrasında Memleket Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum. 

Esas itibari ile temel parola olarak; ‘ne Cumhur ne Millet, tek yol memleket’ inancıyla çıktığımız yolda; parti kurucularının, örgütlerinin, üyelerinin sadece ve sadece belli bir amaca ulaşmak için bir araç olduğunu; Genel Başkan ve etrafında bulunan birkaç kişinin istikbali dışında hiçbir değerin önemli olmadığını bizzat yaşayarak müşahede ettim. 

Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmemin ve Memleket Partisi’ne dahil olmamın nedenini; büyük Atatürk’ün kurucu ilke ve düşüncelerini yaşatmak, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmak; bunun tam tersini yapanları ifşa etmek olmasına rağmen ve bunları ortaya koymaktan imtina etmeyeceğimi belirtmeme rağmen; ilerleyen süreçte, partiyi ve ilkelerini tanıtmak ve ayrıldığımız partinin geldiği durumu kamuoyuna anlatmaya matuf gayemin, üst düzey sözlü ve yazılı uyarılarla önünün kesilmeye başladığını; YCHP’yi eleştirmenin, belediye başkanlarının sosyal medya belediyeciliğini ifşa etmenin, Memleket Partisi’nde yazılı olmayan bir parti suçu olarak görüldüğünü de yaşamak durumunda kaldım. 

Süreç içerisinde, birçoğu istifa eden MYK/PM üyelerinin kararı ile Disiplin Kurulu Başkanı olarak disipline sevk ve ihraç edildim. 

Bizzat hazırladığım tüzük hükümlerine aykırı bir şekilde düzenlenen malum kağıt parçasının iptali ile Memleket Partisi Üyesi ve Kurucusu olarak, partiye emek veren fedakar üye ve delegelere sorumluluğum gereği, Şubat 2023 tarihi itibari ile tekrar Yargıtay Sicili’ne dahil oldum. 

“Devlet yok, çorba yok’ diyerek; toplumsal barışa tecavüz edilen açıklamalara devam edilmiştir”

Kurduğumuz partinin tüm milletimizi kucaklamak yerine, belli bir grubun vazgeçilmezi ülkemize emperyal güçler tarafından dikte ettirilen İstanbul Sözleşmesi dahil, YCHP ve şürekaları tarafından sahip çıkılan her şeyi üst yönetimce benimsenmesi; deprem bölgesine siyasi şov yapmak adına ışık hızı ile giderek, ayakta bir cami kalmamasına rağmen, binlerce vatandaşımızın son vecibelerinin ifası için din görevlilerinin tüm ülkeden bölgeye gittiği ortadayken; ‘Burada neden sela veriliyor, buraya neden imam gönderiliyor, devlet yok, çorba yok’ diyerek; toplumsal barışa tecavüz edilen açıklamalara devam edilmiştir. 

Memleket Partisi’ne yargı kararı ile dönmeme rağmen, ülkesinin, milletini, bayrağını seven, deprem bölgesinde en çok yıkılma uğrayan Hatay’da, ikinci günden itibaren günlerce bulunan birisi olarak, devletin de milletin de ordunun da orada olduğunu bizzat bilmem noktasında; somut gerçeklerin üstünü örterek, birilerine yaranarak ve bu şekilde siyasi bir ikbal peşinde olmamın olanaksız olması nedeniyle, kabullenmemin mümkün olmadığı bu aykırı ifadeleri de elimdeki imkanlar ile sert bir şekilde eleştirdim. 

Herhalde, aklımın ucundan geçmemesine rağmen, 12 Mart tarihi itibari ile yapılan Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin parti üyeleri tarafından yapılan önseçim öncesi, aday olacağım değerlendirilmiş olmalı ki, 10.03.2023 tarihi itibari ile Siyasi Partiler Yasası ve Parti Tüzüğü’ne aykırı olarak bir kez daha disipline sevk edildiğime ilişkin karar tarafıma ulaşmıştır. Hukuka ve tüzüğe aykırı olan ve tekraren iptali kabil olan kağıt parçasını bu kere muhatap dahi almak gereği duymuyorum. 

“Yıllar öncesinde, İyi Parti’yi eleştirmemem yönünde yapılan tenkinlerin de bugün itibarı ile bir anlamı varmış! “

Memleket Partisi’nin de içinde bulunduğu Ata ittifakını; Akşener’in masadan geçici kalkması neticesinde Whatsapp mesajı ile dağıtan ve karşılıklı olarak birbirlerine mesaj verenlerden bu millete ve memlekete fayda gelmeyecektir. Demek ki yıllar öncesinde, İyi Parti’yi eleştirmemem yönünde yapılan tenkinlerin de bugün itibarı ile bir anlamı varmış! 

“Acıda dahi birliktelik sergilemekten uzak hale getirilmiş bir yapılanmada bulunmanın ve çabalamanın gereksiz olduğunu inanıyorum

Anadolu tarihinin en büyük felaketini yaşadığımız ve neticelerin en ağır bir şekilde devam ettiği süreçte; 2018’de bizzat ismine açılan hesaplara, vatandaşlarımızdan 30 milyon bağış toplayan, lakin depremzede vatandaşlarımıza bir aylık emekli maaşını ancak layık gören; devlet yok, asker yok diyerek, üç beş oy almak adına, partinin tüzüğünde yer alan tüm ilkeleri tek adam tavrı ile yerle bir eden; nihayetinde kaybettiğimiz on binlerce canımızın kırkı dahi çıkmadan, Genel Başkanı dahil örgütleri ile dans eden ve millet olmanın temel unsuru olan acıda dahi birliktelik sergilemekten uzak hale getirilmiş bir yapılanmada bulunmanın ve çabalamanın gereksiz olduğuna inanıyorum. 

“İlerleyen süreçte esas olan Genel Başkan’ın kendi ikbali menfaatleri olacaktır”

İlerleyen süreçte esas olan Genel Başkan’ın kendi ikbali menfaatleri olacaktır. Bulunduğum dönem içerisinde, Memleket Partisi’nin tek adamını herhalde birkaç cümle ile özetlemek gerekirse, doğru şeyleri söyleyen yanlış insan ve kendisinin düşmanının yine kendisi olduğudur. 

Temas edilecek, ifşa edilmesi gereken ve geldiğim noktaya mesnet olacak birçok somut gerekçe bulunmakta olup, bunların bir kısmı kamuoyuna mal olmuştur. 

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye talip olanların evvela, vicdan ve merhamet sahibi olması, insan sevgisinden ödün vermemesi, milletimizi kandırmaması, 24 saat bu aziz milletin hizmetinde olması esas olmalıdır. Tüm bu değerlerin olması inanç ve temennisi ile dahil olduğum; lakin bu değerlerin hiçbirinin olmadığı ve kalmadığı bir yapıda bulunmak mümkün olmadığından Memleket Partisi Kurucu ve Üyeliği’nden arz ettiğim nedenlere binaen istifa ediyorum”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir