Buldan, HDP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu Açıklaması

Buldan, HDP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması
Buldan, HDP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “HDP, bu ülkenin geleceğinin adıdır. HDP olmadan demokrasiyi konuşmak çözüm değildir ve HDP’nin içinde olmadığı bir gelecek arayışı, yeni bir gelecek sunmaz, sunamaz.” dedi.

Buldan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu “büyük çöküşün” nedenlerini anlamak için yakın geçmişte yaşananları bir kez daha irdelemek gerektiğini söyledi.

Pervin Buldan, “Ülkeyi kuşatan açlık, yoksulluk, yolsuzluk, demokratik hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırılması, kayyum rejiminin her yere yayılması, siyasi kumpaslar, hukuksuzluklar, darbeler, mafya ve çeteler, bütün bu kirlenme, çürümeler Kürt sorunu ve demokrasi sorunlarının çözümsüzlüğünün bir sonucu olarak karşımızda durmaktadır.” ifadesini kullandı.

Terör örgütü DEAŞ liderinin sınırın 4 kilometre ötesinde, Türkiye’nin kontrolündeki noktada öldürüldüğünü anlatan Buldan, “Yeni emiri olarak açıklanan kişi ise daha geçenlerde sınıra 1,5 km mesafede öldürüldü ama bir sonraki de sınırın bu tarafında ortaya çıkarsa hiç kimse şaşırmasın. Türkiye sınırlarını kendilerine güvenli alan olarak gören bu karanlık yapı, cesareti geleneksel Kürt düşmanlığı politikasından almıştır, almaya da devam ediyor.” diye konuştu.

Kobani olaylarına ilişkin davaya değinen Buldan, şunları kaydetti:

“Kobani kumpasçılarına diyorum ki uluslararası güçler, büyük komplolarla sonuç alamadılar, siz de bu kumpaslarınızla asla sonuç alamayacaksınız ve her yarattığınız bu tür davalar elinizde kalmaya da devam edecek. Devlet ve siyaset aklı, tecridi derinleştirdikçe, barış zeminini ve demokratik siyaseti engelledikçe Türkiye kaybediyor, Türkiye halklarına zarar veriyor. ‘Gelin bu sorunu bir haftada çözelim’ diyen İmralı’ya kulak vermek, diyalog kanallarını açmak bütün düğümleri, kilitlenmeleri çözecek önemli bir yoldur ve bu yolu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. İşte 2013’teki Nevruz mektubu, 28 Şubat 2015’teki Dolmabahçe Mutabakatı önemli bir fırsattı ve bu fırsatın tepilmesiyle Türkiye’nin neler kaybettiğini hepimiz çok iyi gördük ve yaşadık.”

“Yastık altında para, altın yok, faturalar ve haciz tebligatları var”

Buldan, çözümsüzlük siyaseti sonuçlarının, büyük ekonomik çöküş olarak yaşandığını, iktidar ve küçük ortağının, Türkiye’yi buhran dönemine soktuğunu, ülkeyi felakete doğru götürdüğünü ileri sürdü.

Bugün, milyonlarca emekçinin 2022’nin ilk tam zamlı maaşını aldığını hatırlatan Buldan, “Bu ülkenin emekçileri ve emeklileri bugün aldıkları maaşın tamamını, yüzde 127 arttırılan elektrik, yüzde 100’ün üzerinde zamlanan doğal gaz ve gıda faturalarına, yüzde 200’ün üzerinde zamlanan akaryakıta, yüzde 100’ün üzerinde artan kiralarına harcadılar. Emekçilerin, emeklilerin elinde maaş adına tek bir kuruş dahi kalmadı. Cüzdanları bugün boşaldı. Zammın keyfini yaşayan ise tek bir yer var o da saraydır. Saray ama aynı zamanda yandaşları, beşli çetesi, müteahhitleri bundan faydalanmasını biliyorlar.” görüşünü savundu.

Pervin Buldan, durmadan “yastık altındakileri getirin” denildiğini belirterek, “Soymadıkları bir tek yer kalmıştı o da insanların yastıklarının altıydı şimdi oraya da göz diktiler. Yastık altında para, altın yok. Yastık altında sadece faturalar, borç listeleri, haciz tebligatları var. İlla istiyorsanız, insanlar yastık altındaki faturalarını sizlere, saraya göndersinler, o faturaları siz ödeyin.” sözlerini sarf etti.

“Doğal gaz, akaryakıt, ulaşım, iletişimde ÖTV kaldırılsın”

Elektrik üretiminin ve dağıtımının, derhal yeniden kamulaştırılması çağrısında bulunan Buldan, her hane için 250 kilovata kadar elektriğin ücretsiz sağlanmasını, doğal gaz, akaryakıt, ulaşım, iletişim gibi kalemlerde ÖTV’nin kaldırılmasını, zamların geri alınmasını istedi. Buldan, bu kalemlerde ÖTV kaldırılmadan, elektrik ve su faturalarında KDV düşürülmeden, sadece temel gıdadaki indirimin, halkın yükünü hafifletmeyeceğini, yüzünü güldürmeyeceğini dile getirdi.

Temel gıdada KDV’nin yüzde 1’e indirildiğini anımsatan Buldan, “Ortada büyük bir yangın var. Bunlar bardakla bu yangına su dökmekten başka bir işe de yaramıyorlar. Akaryakıt her gün zamlanırken ve fiyatlar bundan etkilenirken, KDV indirimi tüketiciye yansımaz, yansımıyor. Beşli çetesine şimdiye kadar sayısız vergi indirimi yaptılar ama yurttaşa gelince sadece yüzde 7’lik KDV indirimi var. Bu, TÜİK’in enflasyon yalanına kılıf olacak yüzde 7’lik indirim, bir hiç değerindedir.” ifadesini kullandı.

“Amacımız asgari demokratik müştereklerde buluşmaktır”

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hayata emekten ve demokrasiden bakan güçlerle ve partilerle bir araya geliyor ve demokrasi ittifakını her gün daha da büyütüyoruz. Bu ittifak, Türkiye için umudun, özgürlüğün, karanlığı yırtıp atmanın ittifakı olacaktır. Ama aynı zamanda Türkiye için en acil ve gerekli ittifakın demokrasi ittifakı olduğu bilinciyle, bu ittifak çalışmalarının devam edeceğini bir kez daha belirtmek istiyorum. Biz bu bilinçle hareket ediyoruz. Tüm Türkiye halklarını da yanımızda görmek istiyoruz. HDP, bu ülkenin geleceğinin adıdır. HDP olmadan demokrasiyi konuşmak çözüm değildir ve HDP’nin içinde olmadığı bir gelecek arayışı yeni bir gelecek sunmaz, sunamaz. HDP’nin, ortak geleceğe, demokratik çözüme, adalete, barışa, eşitliğe, kadınların ve gençlerin özgürlüğüne, emeğin hakkına dair ortaya koymuş olduğu çözüm ilkeleri, Türkiye’nin ortak yaşam ilkeleridir, güçlü demokrasiye geçişin ilkeleridir.

Türkiye’nin gerçek anlamda demokrasi ile buluşması ancak HDP’yle mümkündür. Herkesin bunu böyle bilmesi, görmesi ve kavraması gerekmektedir. Bizim amacımız asgari demokratik müştereklerde buluşmaktır. İstiyoruz ki bu ülke daha fazla zarar görmesin, halk artık tek adam sistemi karşısında daha fazla ezilmesin. Demokrasi ittifakını bu yüzden çok önemli görüyoruz. Demokrasi ittifakı aynı zamanda bir mücadele ortaklığıdır. Ortak geleceği birlikte inşa etme ve irade ortaklığıdır. Bu güç birliği hem tarihsel, hem de toplumsal olarak bir ihtiyaçtır. Biz yolumuza kararlı biçimde devam ediyoruz. Bu amaçla tüm toplumsal kesimlerle, ezilenlerle, emek, barış ve demokrasi güçleriyle, aydınlarla, sanatçılarla, demokrat ve vicdan sahibi herkesle beraber yürüyor, beraber üretiyor, birlikte direniyor ve kararlılığımızı birlikte ortaya koyuyoruz. Birlikte yürümeye, en güçlü seçeneği yaratmaya da devam edeceğiz.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*